Mar 072017
 
1.701 views

IBM Ticari Kuantum Bilgisayarlar Gerçekleşmek Üzere

Independent‘te yayınlanan bir makaleye göre IBM Q adıyla kurulan yeni bir bölüm ticari kuantum bilgisayarları hayata geçirmek için kolları sıvamış durumda.

IBM yetkilileri, klasik bilgisayarlarla ele alınamayan ve hala çözülememiş bazı karmaşık problemleri halledebilmek için kuantum bilgisayarlara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyorlar.

Ticari Kuantum Bilgisayarlar

Foto: tr.wikipedia.org

Kuantum bilgisayarların üzerinde çalışacak uygulamalar klasik bilgisayarlar üzerinde koşan uygulamalardan farklı olmak zorunda. Bu yüzden IBM Q yetkilileri bu tür uygulamaların yıl sonuna doğru yayınlanacak simülatörler üzerinde geliştirilmeye başlanması gerektiğini vurguluyor. Bu çalışmalarla ilaç endüstrisi, malzeme geliştirme ve yapay zeka gibi alanlarda yeni çözümler üretilmesi bekleniyor.

Klasik bilgisayarlar elektronik devre kapılarının açık veya kapalı olmasına, yani sadece 0 ve 1’lerden oluşan iki tabanlı aritmetiğe dayanıyor. Sıfır veya bir konumunu belirten birim “bit” olarak adlandırılıyor. Halen 8 bitlik, 32 bitlik ve 64 bitlik sistemler yaygın olarak kullanılmakta.

Kuantum bilgisayarların temel birimine ise “qubit” (kübit) adı verilmiş. Bu sistem fotonların dikey ve yatay polarizasyonlarını kullanır ve iki fazlı kuantum sistemi (two-state quantum system) olarak anılır. Kübitler 0, bir ve bu ikisi arasında bir başka değer daha alabilir. Bunlara ek olarak daha fazla “durum”a sahip olabilen kuditler üzerinde de çalışmalar sürmektedir.

Rus Kuantum Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre beş seviyeli bir kudit ile kuantum hesaplamalarının yapılabildiği gösterildi.

Öyle görünüyor ki, kuantum bilgisayarlarla tanışmamız için çok fazla beklememiz gerekmeyecek.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:

Tem 222016
 
1.176 views

19 Liralık Bilgisayar

Hiç yalanım yok! Bu yazıda ayrıntılarını vereceğim kişisel bilgisayarın bana maliyeti gerçekten de sadece 19TL. Üstelik hiç sorunsuz, gayet güzel çalışıyor.

19 Liralık Bilgisayar

Elbette söylediğim rakam bu sistemin gerçek maliyetini tam yansıtmıyor. Ama bana maliyeti kuruşu kuruşuna bu kadar. Bu sistemi çalışabilir hale getirebilmek için sadece 19 TL ödedim.

Gelelim öykünün aslına.

Geçenlerde, Raspberry pi cihazları üzerindeki python programları ile ilgili bazı incelemeler yapmaya karar verdim. Fazlası var mı? Eksikleri neler? Kullanımını kısıtlayan durumlar oluyor mu?

Bunu çevreme de duyurdum. Bir arkadaşımız, sağolsun, elindeki kullanmadığı Raspberry Pi Model B+ cihazını bize bağışladı. Kendisi de bu cihazı bir başkasından bağış yoluyla edinmiş.

Dolayısıyla cihazın kendisi için hiç para ödememiş oldum. (Şu anda bu cihazın internet üzerindeki yaklaşık fiyatı Google sonuçlarına göre : 115TL )

Ancak bu cihazın çalıştıracağı işletim sistemini yükleyebilmek için bir mikro SD bellek kartına ihtiyaç var. Class 10 tipi en az 8GB kapasiteli bir kart öneriliyor.

Benim telefonumda, şimdiye kadar hiç ihtiyaç duymadığım 8GB’lık bir kart mevcut. Bu mikro SD kartı doğrudan raspberry’ye takabiliyorsunuz. Ama önce işletim sistemini bu karta yüklemek lazım.

Ne bendeki, ne de yakın çevremdeki bilgisayarların hiçbirinde mikro SD kartın takılabileceği bir yuva bulamadık. Mutlaka bir adaptör gerekiyor.

Bu yüzden uygun bir adaptör bulmak için Kadıköy Başçavuş sokağa gittim. Kadıköyün neredeyse bütün bilgisayar dükkanları bu bölgede yoğunlaşmıştır.

Daha önce de alışveriş yaptığım dükkanlardan birine girdim. Önce Class 10 kart fiyatlarını sordum. 8GB: 13TL, 16GB: 23TL dedi satıcı. 5 yıl da garanti. Bir de adaptör fiyatı sordum. Meğer adaptör zaten kartla birlikte geliyormuş.

Telefonumdaki SD kart en az 5-6 yıllık. Dolayısıyla hız vb gibi konularda uyum sorunu çıkartabilir. Bu riski almaya değmez. Bu yüzden biraz pazarlık ettim ve 19TL ödeyip kartı satın aldım. İşte bu yüzden bu bilgisayarın bana maliyeti 19TL oldu. Başka bir şey için ödeme yapmadım.

İşletim sistemini https://www.raspberrypi.org/downloads sitesinden indiriyorsunuz. Ben Raspbian indirdim. Zip olarak sıkıştırılmış ve 1.3 GB boyutunda. Aynı adreste indirilmeye hazır başka işletim sistemleri de mevcut. Ama önerilen Raspbian. Ben de onu tercih ettim.

Halen kendi bilgisayarımda Ubuntu 16.04 işletim sistemini kullanıyorum. Ama daha önce hazırladığım “bootable” flashdiskleri hep windows üzerinden hazırlamıştım. O yüzden bilgisayarımda ikinci işletim sistemi olarak bekleyen windowsa geçtim.

Ancak, daha önce flashdisklerde sorunsuz şekilde kullandığım rufus programı benim mikro kartı tanımadı.

İnternet üzerinde yeni seçenekler bulmak için biraz araştırma yaptım. Yine raspberry pi ana sitesinde windows için Win32DiskImager programı öneriliyordu. Hemen indirip çalıştırdım. Hiç sorun çıkarmadan raspbian “jessie” işletim sistemini mikro SD kartına yazdı.

Böylece sıra cihazı çalıştırmaya geldi.

Mikro kartı yerine yerleştirdim.

Peki enerji? 5 voltluk bir enerji gerekiyor.

Burada da Samsung imdadıma yetişti! Sağolsun! Cep telefonumun şarj cihazı bu işi sıkıntı çıkartmadan üstlendi.

Ama yine eksikler var: klavye, fare, ekran, ağ bağlantısı…

En kestirme yol bütün bunları kendi bilgisayarımın üzerinden gerçekleştirmek. Bunun için bir ağ bağlantısına ihtiyacım var.

Ivır-zıvırların arasından bir ethernet kablo buldum. Bir ucunu adsl modemin portlarından birine, diğerini de cihazın ethernet yuvasına bağladım.

Enerjiyi verince raspberry kartının bir köşesindeki ledler yanıp sönmeye başladı. İyiye işaret. Demek ki bir şeyler oluyor.

Şimdi bana raspberry’nin IP numarası lazım.

Yerel ağım 192.168.1.x IP sistemini kullanıyor.

Ağ üzerindeki bütün etkin IP bağlantılarını nmap komutu ile görünür hale getirmek mümkün.

Bu komut sayesinde raspberry’nin hangi portu kullandığını kolayca görebiliyoruz.

nmap

Son sihirli dokunuş burada:

Ve sonuç…

ssh

Bu arada “pi” kullanıcısına ait öntanımlı parolanın “raspberry” olduğunu bilmek gerekiyor.

Kısacası, 19TL biraz abartılı kaçıyor olsa bile böyle bir bilgisayarın toplam maliyeti 150TL’nin altında.

Raspberry Pi’ı kullanma öykülerimi de sonraki yazılarıma bırakıyorum.

Beni izlemeye devam edin!

Ahmet Aksoy